Bu blog ilerledikce benim kimi zaman asiriya kacan Guney Dogu Asya, ozellikle Hong Kong takintimin farkina varacaksiniz. Nedenini en basindan aciklamakta fayda var sanirim: 2009 sonbaharinda bir donemlik City University of Hong Kong da okudum. Ileride Hong Kong u basli basina bir yazi dizisi haline getirmek istedigimden, gerekli aciklamayi kisa tutuyor ve Filipinler gezimin ayrintilarina geciyorum.
Filipinler icin daha Turkiye'de kesfedilmemis olan ancak ozellikle Amerikalilar ve Kanadalilar tarafindan oldukca ragbet goren bir turizm merkezi oldugunu soyleyebilirim. Nedenleri cesitli... Ilk basta guzel ve temiz sahilleri, ve inanilmaz ucuz olusu var. Konaklama, yemek, alisveris hepsi cok cok ucuz! Zaten para harcayacak pek bir sey de yok. Halk cok fakir, o yuzden her turlu isi yapmaya cok hevesliler...
Filipinlere, beni Hong Kong a ziyarete gelen annem ve babamla birlikte gittim. Hong Kong a 2 hafta icin gelmislerdi, ve o kadar yolu gelmislerken cok yakinda olan tropik sahillerden nasiplerini almadan donsunler istemedim. Filipinlere giden butun arkadaslarimin cok memnun donmeleri, ve benim diger tropik mekanlari coktaaan (!?!) kesfetmis olmam da bu secimde oldukca onemli bir rol oynadi.
Filipinlere Turkiye'den ulasmak cok da kolay degil, ornegin Turk Hava Yollarinin Manilla'ya ya da Cebu'ya direk ucusu yok. Benim Turkiye'den Filipinlere gideceklere tavsiyem ya Emirates ile Dubai aktarmali ucmalari (istanbul dubai, dubai-cebu/istanbul-dubai,dubai-manilla) ya da THY ile Hong Kong, Bangkok, Singapur gibi Asya merkezli bir alana ucup oradan Cebu Pacific Air ile Filipinlere varmalari. Ikinci yolu daha cok Filipinlerde Cebu ya da Manilla disinda (Palawan, Boracay gibi) bir yere gitmek isteyenler icin oneririm. Cebu Pacific bizler tarafindan pek bilinmese de Asya'da cokca kullanilan, temiz, duzenli, hizli ve yeni bir filoya sahip olan guvenilir bir hava yolu. Uygun tarihleri secerseniz cok ucuza biletler bulmaniz mumkun.
Benim ailemle tatil icin sectigim rota Cebu adasi yakinlarindaki Bantayan adasiydi. Aslinda bu cok kucuk ve turisler arasinda pek de populer olmayan adayi secmemin bir kac nedeni vardi, ve en onemlisi bizim seyahat etmeyi planladigimiz tarihlerde benim asil aklimda olan Boracay'in havaalaninin tamirat dolayisiyla zaman zaman kapanmasi ve ucaklarin baska yere yonlendirilme olasiligiydi. Ucaklari "cok" sevmeyen annemin olasi kalp krizlerini engellemek, ve yolu hepimiz icin en kolaya indirgemek amaciyla Bantayan adasinda karar kildim. Bantayan Cebu havaalanina arabayla 3-4 saat uzaklikta.
Internetten yaptigim arastirmalar sonucunda Saint Bernard Beach Resort'ta karar kilmistim. Sakin ismine bakip da mukemmel bir otel oldugu kanaatine varmayin :) 7-8 kucuk cottagedan olusan kucuk bir hostel sayilabilecek bir yer bu St. Bernard, sahibi Danimarkali Flemmingle yaptigim bir kac yazismadan sonra 1 numarali cottage bana ve aileme ayrilmisti bile! Flemming ile konusup, biz ucaktan inince Cebu'dan Hagnaya'ya goturecek bir surucu ile anlasmistim . (Hagnaya Bantayan adasina gecmeden olan limanin ismi, sizi buraya kadar taksi veya otobus getiriyor, yolculugun geri kalanini siz feribot a tek basiniza binerek gerceklestiriyorsunuz)
Cebu Pacificle yaptigimiz gercekten rahat yolculuk sonrasinda Cebu Havaalanina sabah saat 4 gibi indik. Havaalani cikisinda soforumuz Noel bizi bekliyordu. Noel'in arabasina binip Hagnaya'ya dogru yola ciktik, gun yavas yavas aydinlanmaya basladi. Ilk saskinligimiz etrafin ne kadar yesil olduguna ve bitki ortusunun ne kadar gur olduguna dair oldu. Yesilin her bir tonu kaplamisti yeryuzunu sanki... Ikinci saskinligimi ise kiliseleri gormemizle basladi. Filipinlere gitmemiz tam christmas oncesine denk geliyordu, ayrica noel gecesi de hala Filipinlerde olacaktik. Yolda koylerin arasindan gecerek ilerlerken herkesin ama herkesin acik hava kiliselerinde yapilan dualarda ve ayinlerde oldugunu goruyorduk. Sabahin o saatinde, o insanlarin coskusu ve kalabaligi etraftaki yesillerle birlesince Filipinlerin bana merhabasi essiz oldu. Gorduklerime bakip bakip, unutmamak istercesine kaydetmeye calismam dun gibi aklimda. Anlasilan basarili olmusum, bunca zaman gecmesine ragman ne o yesil karsindaki saskinligimi, ne de bu insan kalabaligi karsisindaki coskumu unutamiyorum.
Sonunda Hagnaya'ya vardik, Noel'le vedalasip Hagnaya'dan bizi Bantayan'a goturecek olan feribot iskelesine girdik. Biletleri alirken oradaki gorevliler bana vip salonundan mi bilet istedigimi sordu, ben de ayni soruyu babama yonelttim. Babam vip olsun dedi, ve biz vip aldik. Feribot a gectik. Ve feribottayken vip salonu denilen seyi icerideki yirtik deri koltuklu ama klimali salon oldugunu ogrendik :) vip salonumuza gulerek gecirdigimiz bir saatin sonrasinda Bantayan yavas yavas gozukmeye baslamisti bile!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder