13 Haziran 2011 Pazartesi

Veeee sonunda - Merhaba !!





"Gitmek ama nereye? Önemi yok. Gitmek ama niye? Cevabı yok. Aslında varılacak yer dahi o kadar mühim değil, zira aslolan gitmek, gidebilmek... Zaman zaman... Her zaman." Elif Safak

Biraz garip oldugum dogrudur, zira cogu insanin hayalleri "kalmak" uzerine doner, "yerlesmek" i icerir, "sozsuza dek" ile baslar. Halbuki ben ne zaman hayallere dalmaya baslasam kendimi "giderken" bulurum, ordan oraya kosusturmak ruyasina dalarim Piri Reis'ten kalma gibi gorunen ve eski kagit kokan haritalar uzerine. Kalmak, saplanmak, gidememek, yol bulamamak, havada kitalar uzerinde ucamamak olum gibi gelir bana...

Hayatta nihai hayaller ve amaclar olamayacagina inanirim her zaman. Biz degisirken, zaman degisirken, dunya degisirken hayaller ve amaclar nasil ayni kalsin ki? O yuzden tek bir hayalim var aslinda :hayatim boyunca dusledigim her seyi gercek haline getirmek.

Bu blog benim hayallerimin yaziya gecmis hali... Kimi coktan gerceklesti, kimi belki de hicbir zaman gercek olamayacak. Fark eder mi? Onemli olan ilham vermek, ilham almak...

Turkiye de turizm ve seyahat basinin cok yetersiz olduguna inaniyorum. Her ay basi heyecanla gidip aldigim seyahat dergileri (ki iddia ediyorum baya ciddi bir gundem takipcisiyim bu konuda) her seferinde beni hayal kirikligina surukluyor, yeni hayaller cikaramiyorum o dergilerden kendime. Zaten oldum olasi ciddi yayinlar disinda amatorler tarafindan yazilmis "hikaye" anlatan seyahat yazilarini sevdim "formallik kokan" bilgiler yerine. Ayni seyahat ederken, butun turistik muzeleri, yerleri, anitlari gezip anlamsiz resimler cekmek yerine, sokaklarda, gunluk hayatta kaybolmayi, yikik dokuk kose cafelerinde oturup oldugum yere ozgu cayi yudumlarken etrafimdaki kokulari, insanlari ve yerel hayati icime cekmeyi sevdigim gibi.

Dedigim gibi, bu bir hayallerin yaziya gecirilmis hali. Benim sevdigim, cogu kisiye sacma gelen (ve buyuk ihtimalle gercekten de cok sacma) olan hayallerin kendine ve dunyaya ilan edilmis hali. Neden "happy elephant cottage" diye soracak olursaniz: nedeni gozlerimi kapatip
rahatlamaya calistigim her dakika kendimi bu hayali yerde buluyor olmam... Pasifik'de bir ada dusunun, bembeyaz bir sahil, dallari okyanusa degen hindistan agaclari, ciplak ayaklariyla kumsalda kosusturan esmer cocuklar. Sicak bir dekor, ferah bir hamak. Elde renkli bir kokteyl... Gunes batmak uzere... Neseli muzik hafif hafif ruzgarla dans etmekte. Nerede mi bu guzel yer? Gercekten bilmiyorum. Bir gun gidebilir miyim, bulabilir miyim? Sanmiyorum... Peki adi ne bu yerin? Hayali olmasini adinin olmasini etkilemez ki... Kaf dagi da hayali ama "Kaf Dagi" iste... Hayali olmasi isimsiz olmasini gerektirmez tabii.. Adi mi? Happy elephant cottage :) Ve bu yazilar, gezginler o hamakta sallanirken kitapliktan alip baska hayaller kursunlar diye derlendi. Kimbilir, bir gun, bir zaman, belki... Olamaz mi? Bilmez miyim, her sey mumkun :)

2 yorum:

  1. Ve sanada merhaba şapşi... Niye bu kadar beklediğini anlamıyordum zaten =)

    YanıtlaSil